Bahçe Sahipleri Kıssası

Bahçe Sahipleri Kıssası Kur’an-ı Kerim’de Kalem Suresi’nin 17-33. ayetlerinde anlatılan ibretlik olaylardan biridir. Bu kıssa, Allah’ın verdiği nimetleri paylaşmamanın, yoksulların hakkını gözetmemenin ve sahip oldukları mallara güvenerek yanlış kararlar almanın sonuçlarını anlatır. Bir grup bahçe sahibi, ürünlerini toplarken yoksullara hiçbir şey vermemeye karar verir. Ancak gece bahçelerinin başına gelen olay, bütün planlarını altüst eder.

اِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَٓا اَصْحَابَ الْجَنَّةِۚ اِذْ اَقْسَمُوا لَیَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحٖینَۙ

“Şüphesiz ki Bahçe Sahiplerini denediğimiz gibi bunları da (Mekkelileri de) denedik. Hani onlar, sabah vakti (meyveleri) devşireceklerine dair yemin etmişlerdi.”

Bahçe Sahipleri Hasat Zamanı Nasıl Bir Plan Yaptı?

فَانْطَلَقُوا وَهُمْ یَتَخَافَتُونَۙ

Aralarında sessizce konuşarak çıktılar. ( Kalem. 23 )

Geçmişte bir grup insanın verimli ve ürünleri bol olan bir bahçesi vardı. Bahçe, sahiplerine geçim sağlayan önemli bir nimetti. Ağaçlarda yetişen ürünler sayesinde kazanç elde ediyor, emeklerinin karşılığını alıyorlardı. Hasat zamanı yaklaştığında bahçelerinden toplayacakları ürünleri düşünmeye başladılar.

Ancak bahçe sahipleri, elde edecekleri ürünleri ihtiyaç sahipleriyle paylaşmak istemedi. Aralarında konuşarak sabah erkenden bahçeye gideceklerini ve ürünleri kimse fark etmeden toplayacaklarını kararlaştırdılar. Amaçları, yoksulların bahçeye gelmesini engellemek ve mahsulün tamamını kendilerine ayırmaktı.

Onların bu planı, yalnızca ürünlerini toplamakla ilgili değildi. Asıl mesele, Allah’ın kendilerine verdiği nimetin bir kısmını ihtiyaç sahiplerinden esirgemek istemeleriydi. Bahçe sahipleri, sahip oldukları zenginliğin kendilerine ait olduğunu düşünerek paylaşma sorumluluğunu göz ardı etti.

Bahçe Sahipleri Sabah Bahçeye Gitmeye Nasıl Karar Verdi?

Bahçe sahipleri, planlarının gerçekleşmesi için erkenden yola çıkmayı kararlaştırdı. Birbirlerine, bahçeye sabah erkenden gideceklerini ve yoksulların yanlarına gelmesine fırsat vermeyeceklerini söylediler. Böylece hasadı hızlıca tamamlayıp ürünlerin tamamını ellerinde tutabileceklerini düşünüyorlardı.

Kur’an’da anlatılan olayda, bahçe sahiplerinin bu kararı alırken Allah’ın dilemesini hesaba katmadıkları görülür. Planlarını kesin bir biçimde uygulayabileceklerini düşündüler. Sahip oldukları bahçenin ve ürünlerin üzerinde tam bir kontrolleri varmış gibi hareket ettiler.

Oysa insanın geleceğe yönelik planlar yapması, her şeyin mutlaka istediği şekilde gerçekleşeceği anlamına gelmez. İnsan çalışabilir, tedbir alabilir ve hedefler belirleyebilir; ancak sonuçların kendi kontrolünde olmadığını da unutmamalıdır.

Bahçe Sahiplerinin Bahçesi Gece Nasıl Yok Oldu?

فَطَافَ عَلَیْهَا طَٓائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَٓائِمُونَ

“ ‘İnşallah’ demiyor (yoksulların hakkını ayıracaklarına dair istisnada bulunmuyorlardı).”

Bahçe sahipleri, ertesi gün ürünlerini toplamaya hazırlanırken gece bahçenin başına büyük bir felaket geldi. Kur’an’da, bahçenin Rabbinden gelen bir felaketle kuşatıldığı ve sabaha karşı ürünleri toplanamayacak hâle geldiği bildirilir.

Bahçenin sahipleri, planlarını gerçekleştirmek üzere sabah erkenden yola çıktı. Ancak gece yaşananlardan habersiz oldukları için bahçelerinin kendilerini bekleyen durumunu henüz bilmiyorlardı.

Onlar ürünlerini toplamaya ve yoksulları uzak tutmaya hazırlanırken bahçeleri artık önceki hâlinde değildi. Emeklerinin karşılığını alacaklarını düşündükleri yer, büyük bir kayba uğramıştı.

Bu olay, kıssanın en önemli dönüm noktalarından biridir. Bahçe sahipleri, sahip oldukları nimeti koruyabileceklerini ve istedikleri gibi kullanabileceklerini düşünüyordu. Fakat yaşanan felaket, insanın elindeki imkânların kalıcı olmadığını gösterdi.

Bahçe Sahipleri Bahçeye Geldiklerinde Ne Gördü?

فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُٓوا اِنَّا لَضَٓالُّونَۙ

Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.

Sabah olduğunda bahçe sahipleri birbirlerine seslenerek erkenden yola koyuldu. Hasadı tamamlamak ve planlarını uygulamak istiyorlardı. Bahçeye yaklaştıklarında ise karşılaştıkları manzara onları şaşkına çevirdi.

Bahçelerinin ürün vermeyecek şekilde harap olduğunu görünce önce yanlış yere geldiklerini düşündüler. Kendi bahçelerinin bu hâle gelmiş olabileceğine inanmakta zorlandılar. Bir süre sonra doğru yere geldiklerini ve bahçelerinin başına gelen felaketin gerçek olduğunu anladılar.

Kur’an’da onların, “Biz gerçekten mahrum bırakılmışız” anlamındaki sözleri aktarılır. Böylece bekledikleri kazancı elde edemeyeceklerini fark ettiler.

Bahçe sahipleri, ürünlerini yoksullarla paylaşmamak için plan yapmıştı. Fakat sonunda kendileri de bekledikleri nimetten mahrum kaldı. Bu gelişme, kıssanın merkezindeki ibreti ortaya koyar: İnsan sahip olduğu nimetlere güvenerek başkalarının hakkını görmezden gelmemelidir.

Kardeşlerden Biri Diğerlerini Daha Önce Nasıl Uyardı?

Bahçe sahipleri arasında, diğerlerinin davranışlarını sorgulayan ve Allah’ı hatırlamalarını isteyen biri bulunuyordu. Bahçenin başına gelen felaketten sonra bu uyarı yeniden önem kazandı.

Kur’an’da, içlerinden en makul olan kişinin onlara Allah’ı tesbih etmelerini söylemiş olduğu belirtilir. Bu ifade, aralarından birinin daha önce yanlış davranışlarına karşı çıktığını ve onları doğru olana yönlendirmeye çalıştığını gösterir.

Ancak diğerleri, yoksulları dışarıda bırakma planlarını sürdürmüştü. Yaşanan felaketin ardından hatalarını daha açık biçimde gördüler. Böylece yalnızca maddi bir kayıp yaşamadıklarını, yanlış bir tutum sergilediklerini de anlamaya başladılar.

Bu bölüm, insanın hata yapmadan önce yapılan samimi uyarıları dikkate almasının önemini gösterir. Doğruyu hatırlatan kişiyi dinlemek, yanlış bir kararın sonuçlarıyla karşılaşmadan önce düşünmeye fırsat verebilir.

Bahçe Sahipleri Hatalarını Anlayınca Ne Dedi?

قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِم۪ينَ

Dediler ki: ‘Rabbimiz! Sen tüm eksikliklerden münezzehsin. Doğrusu biz, zalimleriz.’ ”

Bahçe sahipleri, başlarına gelen olayın ardından birbirlerini kınamaya başladı. Ardından kendi hatalarını kabul ederek Allah’ı tesbih etmeleri gerektiğini anladılar. Kendi ifadeleriyle haksızlık ettiklerini dile getirdiler.

Artık sorunlarının yalnızca bahçelerinin yok olması olmadığını fark etmişlerdi. Yoksulların hakkını gözetmemek ve kendilerine verilen nimete karşı yanlış bir tutum sergilemek, pişmanlıklarının temelindeydi.

Bunun üzerine Allah’a yöneldiler ve O’ndan bağışlanma dilediler. Rabblerinin kendilerine bundan daha hayırlısını verebileceğini umduklarını ifade ettiler. Kıssanın sonunda insanın yaptığı hatayı fark etmesi, pişmanlık duyması ve Allah’a yönelmesi ön plana çıkar.

Bahçe Sahipleri Kıssasından Hangi Dersler Çıkarılır?

Bahçe Sahipleri Kıssası, malın ve zenginliğin insan için bir imtihan olabileceğini hatırlatır. İnsan, sahip olduğu nimetleri yalnızca kendi kazancı olarak görmemeli; ihtiyaç sahiplerinin haklarını da düşünmelidir.

Kıssa aynı zamanda geleceğe yönelik planlar yaparken Allah’ın dilemesini unutmamanın önemini gösterir. İnsan elinden geleni yapmalı, fakat sahip olduğu imkânların sonsuza kadar kendisinde kalacağını düşünmemelidir.

Bir diğer önemli mesaj ise yanlışta ısrar etmemektir. Bahçe sahipleri hatalarını fark ettiklerinde yaptıklarının yanlış olduğunu kabul etmiş ve Allah’a yönelmiştir. Bu durum, insanın hatalarından ders çıkarmasının ve samimi bir şekilde tövbe etmesinin önemini ortaya koyar.

Kur’an-ı Kerim’in Kalem Suresi’nde ki 17. ve 33. ayetlerin de anlatılan bu kıssa, nimetlerin şükrünü yerine getirmek, yoksulları gözetmek ve kibirden uzak durmak konusunda önemli bir hatırlatmadır. Bahçe sahiplerinin yaşadığı olay, insanın sahip olduklarıyla övünmek yerine onları doğru ve adaletli biçimde değerlendirmesi gerektiğini gösterir.